Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V)’in dünyaya teşriflerinin 1444. yıl dönümünü 14-20 Nisan tarihleri arasında “Kutlu Doğum Haftası” olarak idrak etmenin sevincini, huzurunu ve manevi hazzını hep birlikte yaşıyoruz.
Kutlu Doğum Haftaları; Peygamber efendimizi daha iyi anlayabileceğimiz, ona olan sevgimizin pekişeceği, karşılıklı sevgi, saygı, kardeşlik, hoşgörü duygularının güçleneceği özel ve güzel müstesna günlerdir. Bu yılki teması ise “Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Hukuku” olarak belirlenmiştir.
Bilindiği üzere; bizler insanlık tarihinde birlikte yaşamayı bir toplumsal ve siyasal pratiğe dönüştüren bir ecdadın torunlarıyız. 600 yıl üç kıtada hâkimiyet kuran Osmanlı İmparatorluğu, geniş bir devlet coğrafyasında birçok farklı kimliğin birlikte yaşatılabildiği özgün örneklerden birisi olmuştur.
Kuşkusuz bu zengin tarihsel mirasa kaynaklık ve kılavuzluk eden önder, Hz. Peygamberdir. Yaklaşık 14 asır geçmesine rağmen, onun tavsiyeleri, yaşayış ve hayatı algılama biçimi herkes için çok önemli öğütler içermekte ve rehber niteliği taşımaktadır. Sadece geçmişe değil, günümüze ve geleceğe ışık tutmakta, yol göstermekte, sorunların ve sıkıntıların aşılmasında en temel başvuru kaynağı olmaktadır.
Peygamber efendimizin hayatının, örnek kişiliğinin, düşünce dünyasının ve yüce dinimizin ahlak ve inanç anlayışının bu hafta içerisinde çeşitli etkinliklerle anlatılması, gelecek nesillerimizin dinimiz hakkında doğru kanaat edinmeleri, inançlı, ahlaklı, hoşgörülü, dürüst, sosyal, üretken, topluma faydalı insanlar olarak yetiştirilmeleri açısından son derece önemlidir.
Bu yıl, Kutlu Doğum Haftasının “Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Hukuku” temasına uygun olarak; ülke genelinde olduğu gibi İlimizde de birlikte yaşadığımız, ancak; çeşitli nedenlerle toplumdan dışlandıklarını düşünen insanlarımızın kazanılması ve çağın ayrıştırıcı ruhundan uzaklaşılması anlamında iyi değerlendirilmesi gerektiğine samimiyetle inanıyorum.
Milli birlik ve kardeşlik anlayışı içinde birlikte yaşadığımız, etnik kökeni ve dini inancı ne olursa olsun toplumumuzun vazgeçilmez parçaları olan bu insanlarımızı sahiplenmek, onları topluma kazandırmak, kardeşlik bağlarını güçlendirmek, hepimizin hem en temel görevi, hem de toplumsal sorumluluğu olmalıdır diye düşünüyor, bu kapsamda Valiliğimizin yürüttüğü projelerde ve yaptığı çalışmalarda bizlere maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen sivil toplum kuruluşlarımıza ve hayırsever vatandaşlarımıza içtenlikle teşekkür ediyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle; başta Konyalı hemşehrilerimiz olmak üzere Büyük Türk Milletinin ve İslam Aleminin “Kutlu Doğum Haftası”nı kutluyor, tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Cenabı Allahtan niyaz ediyor, saygılar sunuyorum.
Vali EROL'un Kutlu Doğum Haftası Mesajı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder