21 Ocak 2015 Çarşamba

Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul'da konuşuyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İstanbul’da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı konferansında konuşuyor.


Erdoğan : 23 Nisan 1920’de TBMM’de kürsünün arkasındaki duvarda Şura Süresi 38 ayeti yazılı duruyordu. İslam İşbirliği Teşkilatı’nın da böyle bir anlayışla teşekkül etmiş olması son derece manidardır, ayrıca son derece değerlidir. Bu birliktelik tek tek ülkelerimize bölgemize ve tüm dünyaya ilişkin meselelere çözüm arama aracı olarak gerçekten çok mühimdir. İslam ülkelerinin aynı zamanda müslümanların temsilcilerinin böyle geniş bir zeminde bir araya gelmeleri gündemdeki konuları istişare etmeleri bugünümüz ve geleceğimiz adına eşi bulunmaz bir fırsattır.


AKAN KAN MÜSLÜMAN KANIDIR


Farklı dilleri konuşuyor olabiliriz, farklı coğrafyalardan gelmiş, farklı etnik kökenlerin mensupları olabiliriz. Mezheplerimiz de birbirinden farklı olabilir. Az önce dinlediğim konuşmaların hemen hemen hepsi ortak bir aklın konuşmalarıydı. Hepimiz her birimiz Kur’an-ı Kerim’in ilahi mesajı altında, Hazreti Peygamber Aleyhisselatu Vesselam’ın barış sancağı altında birbirine kardeş olmuş bir ümmetin mensuplarıyız. Öyle meseleler vardır ki herkes susar Kur’an-ı Kerim konuşur. Öyle sorunlar vardır ki herkes susar Hazreti Peygamberin bugüne kadar ulaşmış sahih hadisleri konuşur. Öyle can yakıcı hadiseler vardır ki orada ülkelerin çıkarları geri plana itilmek zorundadır bütün anlaşmazlıklar bütün yapay ayrımlar unutulup birliğin beraberliğin kardeşliğin ruhu diriltilmek zorundadır. Bizlem İslam coğrafyası olarak İslam dini mensupları olarak işte böyle olağanüstü bir dönemden, süreçten geçiyoruz. İslam Dünyası üzerinde ciddi operasyonlar yapılmaktadır, müslümanlar birbirine kırdırılmaktadır. Akan kan dikkat edin müslüman kanıdır. Ölenler ve öldürülenler müslümanlardır.


BUNLAR İNSANİ DE DEĞİL İSLAMİ DE DEĞİL


Biz demekki değerlerimizden uzaklaşıyoruz. Bütün farklılıkların bir kenara bırakılarak ortak aklın, ortak heyecanın ortak çözüm araçlarının devreye alınmasının zorunlu olduğu bir zaman diliminde yaşıyoruz. Burada şunu açıkça ve tüm samimiyetimle ifade etmek isterim. Filistin’de yaklaşık bir asırdır hemen her gün bir insanlık trajedisi yaşanırken meseleye çıkar gözlüğü ile bakmak hadiseye mezhep veya parti taassupu ile bakmak insani değildir islami hiç değildir. Camilerimize türbelerimize ehli beytin aziz hatırasını taşıyan kabirlere saldırılara bir insan bir müslüman gözlüğü ile değil de çıkar, strateji gözlüğü ile bakmak vicdani de değildir islami de değildir. Suriye’de 350 bin insan hayatını kaybetmişken 7 milyondan fazla insan evinden göç etmişken her gün onlarca insan kadınlar çocuklar öldürülürken meseleye iktidar gözlüğü ile çıkar gözlüğü ile bakmak insani, vicdani ve islami değildir. Ölenler kim müslüman, öldüren bende müslümanım diyen bir devlet terörü.


BUNUN İSLAMİ BİR İZAHI VAR MIDIR?


Avrupa’nın tamamında acaba ne kadar Suriyeli sığınmacı var 130 bin. Bizde 1 milyon 700 bin civarında. Lübnan’da yaklaşık bizim kadar, Ürdün’de 1 milyona yakın muhacir var. Başka, tablo bu. Şimdi soruyorum bu şekilde kendi müslüman kardeşlerini öldürenlere sahip çıkma hakkının islami bir izahı var mıdır? Bunu burada yapacaksak çok açık net olarak yapmak bunu da ülkelerimizin yönetimine sonuç bildirgesi ile bildirmek zorundayız. Allah bunun hesabını muhakkak soracaktır. Sünni veya Şii olmamız bu mutlak gerçeği değiştirmiyor. Yaptıklarımızdan olduğu kadar yapabilecekken yapmadıklarımızdan d a er yada geç hesaba çekileceğiz. Her birinize her birinizin vicdanına şunu sormak istiyorum. Filistin’de masum ölürken bunun için sadece acı çekmek bizi sorumluluktan kurtarır mı? Hepimizin yanı başında olan Suriye’de 100 binlerce insanın ölümü, milyonlarca insanın hicreti karşısında kamplarda açlıktan ölen soğuktan ölen çocukların karşısında vicdanımızın sızlaması bizi kurtarır mı?


LİBYA VARLIK İÇİNDE YOKLUK ÇEKİYOR


Şuanda DEAŞ diye bir terör örgütü çıkmış İslam adına insan öldürüyor. Bırakın bizler bir defaya bu yetkiyi nereden alıyor diye sormak gerekir. İslam’ın içeriğinde olmayan ve müslümanları katleden terör örgütü çok açık net ortada dolaşıyor. Irak’ta olanlar ortada. Irak’ın yüzde 40’ı bunların işgali altında, Suriye’de aynı şekilde bir terör estiriyorlar. Şimdi bizler kendimizi önce check etmemiz lazım, sorgulamaya çekmemiz lazım. Yabancılar geliyor bombalıyor öldürüyor. Zaten sıkıntı burada biz niçin sorunlarımızı onlara bırakıyoruz. Biz sorunlarımızı kendi aramızda bu mecliste halletmemiz lazım. onlara bırakmamamız lazım. Afganistan’daki dram, Somali’deki açlık, Libya’daki fitne. Bakın Libya bölük pörçük. Libya’nın parası da var ama nerede Batı’da. Libya varlık içinde yokluk çekiyor. Libya’yı düşünmüyorlar petrolü için yapıyorlar. Hepimiz çok çok iyi biliyoruz ki istersek, arzu edersek Hazreti Peygamber Aleyhisselatu Vesselam’ın bize gösterdiği gibi bir elin parmakları gibi kenetlenirsek bölgemizdeki tüm sorunları aşabiliriz. Bunun için gerekli güce, akla, birikime tecrübeye sahibiz.


Kaynak: Sabah.com.tr



Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul'da konuşuyor

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder