MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu. Hükümetine PKK ile işbirliği yaptığını iddia eden Bahçeli bu birlikteliği sert sözlerle eleştirdi. Cumhurbaşkanlığı seçimine de değinen Bahçeli, Başbakan Erdoğan’a özel bir soru yönlendirdi.
- Partimiz 1 Haziran’dan çok şükür kusursuzca çıkmıştır. Seçim sonuçlarının hayırlı olmasını diliyorum.
- Çok çalışmasında rağmen, demokratik yarışta geriye düşen arkadaşlarımızı da destekliyorum.
- İktidarın onca engellemesine rağmen partimizi 30 Mart’tan alnının akıyla çıkmıştır.
-MHP’nin başarı grafiği önümüzdeki dönem için hepimizi umutlandırmaktadır. Tablo göstermektedir ki, önümüzdeki seçimlerde AKP’nin bıraktıklarını onaracak iktidar MHP’dir.
- Başbakan Erdoğan görmektedir ki AKP oy kaybetmektedir. Başbakan’ın muhalefet eksikliğinden bahsetmesi akılsızlığından başka bir şey değildir.
- MHP, Başbakan’dan ve vicdanı kararmışlardan hesap soracaktır.
- Başbakan’ın aile boyu yolsuluklar, iktidar değişimini acil kılmaktadır.
- Türkiye’de bir muhalefet sorunu değil, bir iktidar yıpranması vardır. Başbakan Erdoğan’ın vereceği, yapacağı hiçbir şey kalmamıştır.
- Sokaklar kaynamaktadır, suçlular rahat ve afiyettedir. Topluluklar arasında en ufak anlaşmazlık sokakları savaş alanına çevirmektedir. Etnik cepheler birliğimizi ve kardeşliğimizi hedef almaktadır.
- Okmeydanı’nda iki kardeşimizin hayatını kaybetmesi ve alevi - müslüman kardeşlerimize yapılanlar bizi kaygılandırmaktadır.
- Gezi Parkı olaylarının yıldönümünde yaşanan ilkellikler kaygı vericidir.15 yaşındaki Berkin için “Ölmüştür, geçmiştir” derken Mısırlı Esma için aylardır ağıt yakmadığı kalmıştır. MB’ye ders vermeye kalkan, faiz arttırılınca bankayı suçlayan, kumanda ile faiz indirmeye niyetlenen Başbakanla ekonomide yeni ufuklar hayaldir. AKP ile geçecek her gün huzursuzluğu tırmandıracaktır.
-Başbakan yorgun bitkindir. Başbakan vizyonsuz hedefsizdir. Önüne gelene hakaretler yağdırması, küfürler savurması, tekme tokat saldırması hiçbir vicdanın kaldırmayacağı çürümüşlüktür. 30 Mart onun için geri sayımın başlangıcıdır.
-AKP ile geçecek hergün sıkıntı getirmektedir. Huzursuzluğu tetikleyecek, umutsuzluğu tırmandıracaktır. Başbakan yorgun ve takatsizdir. Önüne gelene hakaret yağdırması, vatandaşlarımıza tekme tokat saldırması hiçbir vicdanın kabul edemeyeceği bir şeydir. Ancak 12 yıllık dönemde AKP hükümeti milletimize ancak ve ancak küresel çıkar gruplarının vereceği türden zarar ve ziyanları reva görmüştür.
- 30 Mart hükümete gereken dersi vermiştir. Başbakan ikinci şoku Ağustos’ta alacak, Köşk’e çıkayım derken, yarı yolda soluksuz kalacaktır.
- Milletvekili seçimlerinde de ülkemiz AKP hükümeti ve Başbakan Erdoğan’dan kurtulacaktır.
- Başbakan Erdoğan’ın İmralı canisi ve çetesine karşı özel bir ilgisi, azalmayan bir sempatisi vardır. Nerede bir Türk düşmanı varsa, Başbakan’la can ciğer kuzu sarmasıdır.
- Son günlerde PKK var gücüyle eylem yapmaktadır. Diyabakır – Bingöl karayolunu kapatmışlardır. Militanlar hendekler kazmış, hükümetin büyük acziyetle seyrettiği olaylarda güvenlik güçlerimize saldırılmıştır.
-Doğu ve Güneydaoğu’da devlet yoktur. Valiler ve kaymakamlar kayıptır. Polis ve jandarma ancak kendisini kollayabilmektedir. Bazıları yalvarmalarla PKK’ya kapattıkları yolları açtırmaya çalışmış, kimileri de bölücü terör örgütüne minnetlerini iletmiştir. Peki şehitler ne olacaktır?
-Eşkıyalar dağdan şehirlere inmiştir. PKK’nın korkusu kalmamış, her taraf Kandil Dağı’na çevrilmiştir. Zira ortada hükümet yok. Gezi’de kilitli kalan, 17 ve 25 Aralık’tan kaçan bir Başbakan’ın teröre boyun eğme hali vardır.Türk milleti çok ağır, çok tehlikeli, çok kesif bir tehditin altındadır. Başbakan PKK’ya niçin sessizdir? Neyi vaat etti?
-İstanbul’da polisin sabrına hayret eden Başbakan sıra PKK’nın küstahlıklarına gelince çıt çıkarmadan izlemektedir.Başbakan Türkiye’nin bir bölümünü gözden çıkarmıştır. Başkanlık çeyizi karşılığında özerklik vaat etmiştir. Eğer bu doğruysa Başbakan ihanete ortak olmuştur.
-Erdoğan demokratik hakkını kullanan göstericilere su ve gaz sıkmakla uğraşmakta. Taksim’e gelme ihtimali olana gözdağı veren Başbakan, konu PKK olunca anında ortalıktan kaybolmaktadır.
- Türkiye, kardeşin kardeşe silah doğrulttuğu bir ortama dönmüştür.
-Erdoğan o anneleri selamlamıştır. Buraya kadar diyeceğimiz bir şey yoktur. Fakat ortada önemli bir sorun vardır o da başbakanın acizliği ve korkaklığıdır.
-Çözüm süreci PKK’ya yaramış, kendini yenilemiş, sayısını artırmıştır. Diyarbakır’da haklı şekilde feryad eden anneler vardır. Kendi çocuklarını el bebek gül bebek büyüten elebaşları, mazlum annelerin, mağdur babaşarın çocuklarını dağa sürmektedir.
- Şurası gerçektir ki, Nijerya’da kızları kaçırarak pazarda satacağını açıklayan Boko Haram örgütü ne ise, PKK’da o’dur!
-Başbakan Erdoğan, PKK’nın kaçırdığı çocuklar için yine PKK’dan yardım dilenmektedir. Fakat şunu bilmelidir ki, bu olayda 3 aşama varsa bunun ilk ikisi bu partidir.
-Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı onurluysa , izzet-i nefis taşıyorsa, çocuklar neredeyse, nereye götürülmüşlerse elindeki imkanları harekete geçirerek gidecek, arayacak, bulacak, sonra da getirip ailelerine teslim edecektir. Bunun başka bir yolu yoktur. Başbakan’ın B ve C planları ise fostur ve boştur, hikayedir. Şayet bir plan varsa, şayet bir hazırlık varsa, HDP veya BDP’den insaf beklenilmesi ayıptır, vebaldir
- Başbakan’ın B ve C planları boş ve koftur. PKK kampları bellidir. Nereden girip çıktıkları bellidir. Başbakan’ın yüreği varsa bir gece Kandil’de görünmeli, burayı silip atmalıdır.
-Küçücük çocuklara göz koyanların vicdanları mayın tarlasından farksızdır. Gözü yaşlı anneler haklı ve masumdur. Onların feryatları karşılıksız bırakılmamalı.
-Villada para eriten çocuğu Ya Hak diye ok atarken garibanın çocuğu ya sabır çekmekte. 20 Mayıs 2014’de Başbakan aynen şöyle dedi: Dicle’nin kenarında kurdun kaptığı koyun bile benim mesuliyetimde. Klasikleşmiş bu anlamlı sözler ne kadar eski de olsa önemini yitirmemiştir. Bu koyunu kapan ve çalan Başbakan olursa ve kapanlarla Başbakan ortaklık içindeyse nereye başvuracağız.
-Kafayı koynunun postuna ve piyasa fiyatına takmış olsa gerek. Başbakan’a göre bir koyun giderse başka bir koyun gelecektir. Nasılsa Başbakan’ın ağılında çok koyun var. Bize kalırsa Başbakan koyun metaforunu kenara bırakmalı ve çocukların derdine düşmeli.
-Bu devrin Ali Kemali Yunan işgalinin başarısı için dua eden Ali Rüştüsü olan yıkımdan sorumlu başbakan yardımcısı sürecin normal yürüdüğünü söylemektedir. Süreçte tıkanma olmadığını iddia etmiştir.
-Bizim ortak çatı önerimiz milletimizin tüm güzellikleri ile örülmüş, tüm hasletleri ile güçlendirilmiş, tüm özlemleriyle inşa edilmiştir. Merak etme Sayın Erdoğan, bizim çatımız akmaz, uçmaz, kokmaz, göçmez. Sen bizim çatımıza değil, birlikte tüfek çattığın menfaat düşkünü muhteris yandaşlarına bak.
-Cumhura baş seçeceksek bu geniş çaplı bir anlaşmayla sağlanacaktır. MHP 12. Cumhurbaşkanının kucaklayıcı ve teminat olmasını arzulamaktadır. Bu niteliğe sahip ve kanundaki özel şartları taşıyan Recep Tayyip Erdoğan dışındaki her şahsiyetin c.başkanı olmaya hakkı vardır. Görüyoruz ki adaylığı kesinleşmiştir. Fakat her nedense adaylığını açıklamaktan çekinmektedir.“Sayın Başbakan söyleyiniz aday mısınız, değil misiniz?” Başbakanıncumhurbaşkanı olmaktan ziyade başkanlık hayalleri kurduğu gelişmelerden anlaşılmıştır. Türk milleti 10 Ağustos’ta Başkan seçmeyecektir. Despot atamayacak seçilmiş bir emir görevlendirmeyecektir. Erdoğan parti içi dengeleri hesaba katarak yeni Başbakan üzerinde çalışma yaparken bir yandan da başkanlık sisteminin taşlarını döşüyorsa bilsin ki yanlış hesap yapmaktadır.
http://www.ulkehaber.com/bahceli-sayin-basbakan-aday-misiniz-degil-misiniz_40488.html
Bahçeli: 'Sayın Başbakan aday mısınız değil misiniz?'
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder